RSS Göster

Recent Blogs Posts

  1. http://alirizaeren.blogspot.com

    restorasyon ve kalemişi hakkında bilgi einmek ve çalışmalarımı incelemek isterseniz http://alirizaeren.blogspot.com bloğumu ziyaret ediniz...
    Categories
    Restorasyon Merkezi , ‎ Eğitim , ‎ Restorasyon , ‎ Mimarlık , ‎ Sanat
  2. Abdülhamid'in ağzından çok çarpıcı Ermeni röportajı ve hükümette çalışan Ermenilerin isimleri...


    Abdülhamid’in ağzından Ermeni meselesi
    1893’te ABD Büyükelçisi Terrell’i kabul eden Sultan Abdülhamid, Saray’daki Ermeniler ve Ermeni meselesiyle ilgili düşüncelerini aktarmış. 1897’de yayımlanan görüşme, hariçteki ‘kışkırtmayı’ yansıtıyor.

    Yine bir ekim günü tüm dünyanın gözü kulağı İsviçre’deki Zürih Üniversitesi’ndeydi. İngiliz devlet adamı Winston Churchill, İkinci Dünya Savaşı sonrası bu üniversiteden Sovyetler Birliği’ne seslenmişti. ‘Özgür ve Birleşik Avrupa’nın doğuşunu ve Avrupa’da yeni bir döneme girildiğini haber vermişti. Aynı üniversite, tarihî bir buluşmaya daha ev sahipliği yaptı 10 Ekim’de. İsviçre’nin arabuluculuğunda, Türkiye ile Ermenistan arasında 2007’den ...

    Güncellendi 19.10.09 de 19:54 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  3. Deprem 4 gün önceden bilinecek

    İstanbul Üniversitesi (İÜ) Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, ''Fay hattındaki hareketlerle, toprak, su ve havadaki hareketleri sürekli izleyerek bölgenin deprem haritasını oluşturan sistem, depremi 4 gün önce haber veriyor'' dedi.
    Gündoğdu, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından geliştirilen Depremi Önceden Belirleme sistemi'nin birinci derece deprem kuşağında bulunan Tekirdağ'ın Marmara Ereğlisi ilçesinde kurulmasıyla ilgili görüşmede bulunmak üzere Tekirdağ'a geldi.

    Gündoğdu, Türkiye'nin deprem gerçeğini kabul etmesine rağmen, 17 Ağustos büyük Marmara depreminin ardından önemli adımların atılmadığını iddia etti.

    Bu konuda önemli çalışmalar yapan İTÜ'nün Depremi Önceden Belirleme Sistemi'ni ...

    Güncellendi 19.10.09 de 17:58 tarafından euludag

    Categories
    Bilişim
  4. Lale Devri eğlence çağı mı, Osmanlı Rönesansı mı?

    Lale Devri eğlence çağı mı, Osmanlı Rönesansı mı?
    Laleler açtı, Lale Devri tartışması yeniden başladı... Resmî tarihe göre, "Lale Devri, padişah ve yöneticilerin halkı unuttuğu, zevk ve sefaya daldığı bir dönem." Gerçekten öyle mi? Yoksa sanattan edebiyata, mimariden teknolojiye, askerîyeden bilime kadar pekçok reformların yapıldığı bir çağ mı? Tartışmayı tam da lalelerin filizlendiği bir dönemde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen başlattı.
    "Lale Devri, Türk Rönesansı'nın başlangıcıdır. 'Vur patlasın, çal oynasın' dönemi değildir." diyen İsen'in sözlerini tarihçilere, sanat tarihçilerine ve yazarlara sorduk. Ve onlardan bambaşka bir Lale Devri dinledik.
    Siyaset üzerine şekillenen ...

    Güncellendi 19.10.09 de 19:58 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  5. Türkler tarih sahnesine imparatorluk olarak dönecek

    ABD'li ünlü stratejist, Stratfor'un Başkanı George Friedman, Türkiye'nin bölgesindeki gücünü artırmaya başladığını ve 2040 yılına kadar Osmanlı toprakları üzerinde yeniden hâkimiyet sağlayacağını söyledi..

    Bu iddiayı ortaya atan kişi sıradan bir kişi olsaydı, bu gazetede elbette görüşlerine yer verilmeyecekti. Ama Türkiye'nin yeniden imparatorluk kuracağını öngören bu kişi, ABD'nin en önemli stratejik araştırma merkezlerinden biri olan Stratfor'un başındaysa ve kişi ABD Savunma Bakanlığı'na yakınlığı ile biliniyorsa söylediklerine biraz kulak kabartmak lazım. Ünlü stratejist George Friedman, 2040 yılına kadar Türkiye'nin bölgesinde tek süper güç olacağını ve eski Osmanlı toprakları üzerinde yeniden söz sahibi olacağı ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:04 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  6. Orta Asya'dan bugüne Türklerin kitapla macerası

    Yekşah, zerdûz, çârkûşe, kumaş, ebrûlu, murassa' (mücevherli), lâke... Çoğumuzun ilk kez duyduğu bu kelimeler, kütüphane raflarında korunan ya da çürümeye terkedilen, bir kısmı da müzayedelerde rekor fiyatlara alıcı bulan elyazması kitapların ciltlerini tarif ediyor.

    Kitabın önemsenmediği bir çağda yaşadığımızdan şikâyet edilir sürekli. Oysa geriye doğru bakınca kitapla, yazıyla ve okumayla ilişkimiz o kadar da uzak görünmüyor. Orta Asya'dan günümüze kadar kitap, herhangi bir nesneden çok, yüksek bir medeniyetin nişanesi görülmüş. Özellikle İslâm dininin ilme verdiği önem, Kur'an-ı Kerim'in ve hadis-i şeriflerin şanına layık şekilde yazıya dökülmek istenmesi yazı ve kitabı başlı başına bir sanat dalı haline getirmiş. İstanbul ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:05 tarafından euludag

    Etiketler: kitap, orta asya, türkler
    Categories
    Sanat
  7. Türkiye'nin en büyük petrol rezervi bulundu

    TPAO yaptığı sondaj çalışmalarında başarıya ulaştı. Bakın siyah altın hangi ilde çıktı


    Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Türkiye'nin en büyük petrol rezervini Diyarbakır'da buldu. TPAO yaptığı sondaj çalışmalarında, 26 gravite kalitesinde 16 milyon varille Türkiye'nin en büyük rezerv sahasına Diyarbakır'da ulaştı.


    Diyarbakır'ın Taştan Köyü'nün 10 haneli Güzel mezrasında 1800 metrede bulunan 26 gravitelik ve tahmini 16 milyon varil ham petrolün Türkiye'nin en büyük rezervi olduğu belirlendi. Petrolün bulunduğu sahada incelemelerde bulunan TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Güney Kırtepe sahasında yaklaşık 16 milyon varillik rezerv bulduklarını ifade etti.
    ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:06 tarafından euludag

    Etiketler: petrol, türkiye
    Categories
    Muhtelif
  8. Kulelerin saat ayarı ondan sorulur

    Kenan Eşme, 80 yaşında olmasına rağmen metrelerce yükseklikteki saat kulelerine bir solukta tırmanıyor. Tamir edilmesi zor ve ustalık isteyen saatlerin arızalarını gideriyor. Kulelerdeki saatleri tamir eden usta sayısı bir elin parmağını geçmediği için işleri çok yoğun. Bir de onun kadar eskisi ve deneyimlisi yok.

    Türkiye'de tamir etmediği saat kulesi yok denecek kadar az. Her ay en az üç ya da dört il geziyor. Saat kulelerinin yedek anahtarlarını da çantasında taşıyor.
    Kenan Eşme, 80 yaşında bir saat tamircisi. Yaşına başına aldırmadan metrelerce yükseklikteki saat kulelerine bir solukta tırmanıyor. Tamir edilmesi zor olan saatlerin arızalarını buluyor, bakımını yapıyor. Saat kulelerini ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:31 tarafından euludag

    Categories
    Sanat
  9. Abdülhamid'in petrol kuyuları

    Osmanlı İmparatorluğu son dönemlerini yaşamaktadır; hem ekonomik olarak hem de toprak bütünlüğü açısından sıkıntılıdır. Bu ortamda işi şansa bırakmak istemeyen Sultan 2. Abdülhamid, Musul, Kerkük ve Bağdat başta olmak üzere ülkedeki petrol yataklarını özel mülkü haline getirir. Bu şekilde, petrol kaynaklarını korumaya alır. Daha sonra araştırmalar yaptırarak bölgenin bir petrol haritasını çıkartır.


    Petrolün hâmisi Sultan Abdülhamid
    Bir petrol kuyusu açmak için yüzlerce metre yerin altına inmek gerekiyor, hatta bu derinlik bazen bin metreleri buluyor. Durum böyleyken bundan yüz yıl önce 'petrol gölleri' denebilecek kadar yüzeyde petrol kuyuları bulunuyormuş. Bunu Sultan 2. Abdülhamid ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:12 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  10. 150 yıl önce yakalanan darbeci paşa da kendini denize atmıştı

    MUSTAFA ARMAĞAN m.armagan@zaman.com.tr
    Türkiye günlerdir Ergenekon'u ve JİTEMci Albay Abdülkerim Kırca'nın intiharını konuşuyor. Bu olayın bir benzerinin tarihte yaşandığını biliyor muydunuz? Bundan 150 yıl önce de darbeciler vardı Türkiye'de ve yakalanan bir general (paşa), denize atlayarak intihar etmişti.
    Peki nedir bu Kuleli Vak'ası'nın içyüzü?
    1859 yılının 13 Eylül Çarşamba günü Abdülmecid'in huzuruna pürtelaş giren Serasker Rıza Paşa bir haber getirmiştir hünkâra. İçlerinde yüksek rütbeli subayların da bulunduğu darbeci bir "ittifak", harekete geçmek üzeredir. Ellerini çabuk tutmazlarsa ertesi günü Tophane'deki Kılıç Ali Paşa Camii'nde toplanıp harekâtın düğmesine basacaklardır. Maksatları, ilk cuma selamlığında padişaha ve maiyetine silahlı bir suikast ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:13 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  11. teklif

    sivil mimari bir tarihi yapının rölöve,restitüsyon ve restorasyon proje çizimi için teklif isteyeceğim arkadaşlar...yazın bana..

    Güncellendi 19.10.09 de 22:50 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  12. Polise bilgisayarları hackleme yetkisi verildi

    İngiltere'de polisler, İçişleri Bakanlığı'nın vermiş olduğu izinle mahkeme emri olmadan kişisel bilgisayarları hackleyebilecek.

    İçişleri Bakanlığı ve Avrupa Birliği Organizasyonları'nın planı yeni geliştirmesine rağmen, Avrupalı bakanlar bu hareketi geçtiğimiz ay onaylamıştı. Bakanlar, aynı zamanda Britanya'daki bilgisayarlardan bilgi toplaması için polise izin vermenin planlarını yapıyor. Diğer kanun uygulayan ajanslara da bu yetkinin verilebileceği belirtiliyor.
    İçişleri Bakanlığı, herhangi bir hacklemenin öncelikle vilayet polis müdürü tarafından onaylanması gerektiğini doğruladı. Aynı zamanda gerekli olduğu takdirde suç araştırması süresince, tüm Avrupa Birliği üyesi eyaletlerin kanun ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:03 tarafından euludag

    Etiketler: hack, polis
    Categories
    Bilişim
  13. Türk Olmak

    Amerika'dan bir vatandasimizin (Turkiye'nin Abd seattle Fahri Konsolosu olan Sn. J.Ufuk Gokcen) 'Türk olmak nasil bir duygudur?' konulu yazisi.

    Aslinda çok seydir, Türk olmak. Türk olmak, Osmanli'nin borcunu ödemektir. Hovarda babanin borçla yasayan evladi gibi.
    Kosova'da ve Bosna'da, Bati Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asir geçmiste kalan meselelerin hesabini vermektir.
    Türk olmak Kibris'ta, Hocali'da, Anadolu'da ve Balkanlar'da soykirima ugrayip karsiliginda yapmadigin soykirimla suçlanmaktir.
    Türk olmak fasist olmaktir, vatanina, milletine, tarihine sahip çiktiginda.
    Türk olmak demokrat ve çagdas olmaktir, vatanina, milletine, tarihine sövdügünde.
    Türk olmak lisaninin Avrupa'da yasaklanmasidir ve yine Türk olmak kendini ve derdini ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:40 tarafından euludag

    Etiketler: türk
    Categories
    Muhtelif
  14. 15 Bin YTL' den Başlayan Ahşap Evler Yapıyoruz

    TAMAMI % 100 AHŞAP
    MALZEME OLAN YAZ KIŞ OTURMAYA MÜSAİT AHŞAP EV YAPTIRMAK İSTER MİSİNİZ?

    HEM DE 15 BİN YTLDEN BAŞLAYAN FİYATLARLA…

    KALE AHŞAP SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
    Tel :0-286-263 51 11
    http://www.kaleahsap.com

    Güncellendi 19.10.09 de 22:53 tarafından euludag

    Categories
    Malzeme
  15. Ahşap Ürünlerimiz ve Projelerimiz Hakkında


    Sayın Yetkili;

    Firmamız KALE AHŞAP SAN.TİC.LTD.ŞTİ. Çanakkale ilinde 25 yıldır ahşap ürünleri ve kereste imalatı işi yapmaktadır.
    Firmamız Ulusal Ahşap Birliğine de üye olması sebebi ile kaliteli ve markaya önem verecek şekilde önemli projelere imza atmaktadır.

    Firmamız ahşap ev, büfe, çatı, çardak, kamelya, kapı, pencere, merdiven oturma bankları ve ahşap bar yapımı ile Türkiye’nin bir çok yerine hizmet vermektedir.
    Konu gereği firmamız; işletmenizin ahşap ile ilgili projelerinizde sizinle beraber çalışma isteği sunmaktadır.

    Çalışmalarınızda başarılar diliyor saygılarımızı sunuyoruz.

    Aziz BAŞARAN
    Yön.Krl.Bşk. ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:52 tarafından euludag

    Categories
    Malzeme
  16. Facebook'a girerken iki kere düşünün!

    İsveç'te yayın yapan SVD gazetesi, sosyal paylaşım sitesi Facebook ile virüs bulaştığını ileri sürdü.

    SVD Gazetesi, daha önce de Facebook ile ilgili benzer iddialarda bulunarak sitede "Koobface.A" isimli bir virüsün var olduğunu öne sürmüştü. Bu virüsün tekrar aktif edildiğini söyleyen İsveçli gazete, site yetkililerinin de bu ikaz ve şikâyetleri dikkate almaya başladığını yazdı.
    Virüs, sayfasına bulaşmış olan kişinin sayfasında link olarak gözüküyor ve isteyen buraya tıklayabiliyor. Tıklandığı anda bir film açılıyor; fakat filmi izleyebilmek için de kod yüklenmesi gerekiyor. Bu yükleme esnasında da bilgisayara trojen yazılım yüklenmiş oluyor. Daha sonra bu link, indirenin Facebook ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:35 tarafından euludag

    Etiketler: facebook, güvenlik
    Categories
    Bilişim
  17. Dünyanın ayakdaki en eski ahşap yapısı

    Dünyanın ayakdaki en eski ahşap yapısı
    Categories
    Kategorisi Olamayan
    Eklenmiş Resmin önizlemesi Eklenmiş Resmin önizlemesi Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  DSC00116.JPG‎
Görüntüleme: 164
Büyüklüğü:  2,74 MB (Megabyte)  
  18. restorasyon uygulama işi

    Restorasyon işiyle uğraşıyorum...bu konunun uzmanı ekibim var..ilgilenenlere duyurulur..

    Güncellendi 19.10.09 de 22:50 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  19. Kanser uzmanları: Cep telefonu-beyin tümörü ilişkisi sigara-akciğer kanseri kadar net

    ABD'nin başkenti Washington, tüm dünyadan kanser uzmanlarının katılımıyla gerçekleşen bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Radikal'in haberine göre Dünyanın önde gelen kanser araştırmacıları, cep telefonu kullanmakla beyin kanseri arasındaki doğrudan ilişkiyi, sigara içince akciğer kanserine yakalanma riskiyle eşdeğerde görüyor.

    Hem kişileri hem de hükümetleri uyaran uzmanlar, özellikle toplantının yapıldığı ABD'de cep telefonu kullanan çocuk sayısının çokluğuna dikkat çekerek, bir dizi acil önlem alınmasını istedi.

    Kullanım yaşının yasalarla sınırlandırılması gerektiğini söyleyen araştırmacılar, çocukların beyin yapıları henüz yetişkinler kadar gelişmediği için, cep telefonunun yaydığı ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:41 tarafından euludag

    Categories
    Bilişim
  20. Pala, beni duyuyor musun?

    İstiklâl Caddesi, ilginç bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz aylarda vefat eden Pala Şair'in balmumu heykeli, bir vitrin içinde alâmet-i fârikalarından olduğu caddeye yerleştirildi. Heykel, Pala'yı tanıyanları şaşırtırken sanatı da sokağa çıkarmış oldu.

    Fötr şapkasına iliştirilmiş karanfiller, güller. Elinde kocaman şimşir bir tesbih. Gri çizgili lacivert takımında envai çeşit rozet, madalya, bayrak. Kırlaşmış saçları, iri yeşil gözleri, en önemlisi de pala bıyıkları ona dönüp bakmanız için yeterli. Yolu Taksim'e düşenlerin muhtemelen karşılaştıkları Pala Şair söze konu olan. Ünü kendinden menkul Tokat doğumlu Pala'nın asıl adı Mustafa Yağcı. İstiklâl'in alâmet-i fârikası bu içi dışı renkli ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:46 tarafından euludag

    Etiketler: balmumu, istiklal, pala
    Categories
    Sanat
  21. 16 bin dolarlık konutlar geliyor

    Ucuz konut üreten Meksikalı Homex, rotayı Türkiye'ye çevirdi. TOKİ ile işbirliği yapacak

    Meksika merkezli, dünyanın en büyük ilk 5 gayrimenkul şirketinden biri olan Homex, Türkiye'de gerçekleştirmeyi planladığı yatırımlar için Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ile işbirliği yapacak. Sabah'ın haberine göre, Homex'in Yönetim Kurulu Başkanı Eustaquio de Nicolas, geçtiğimiz günlerde İstanbul ile Ankara'yı ziyaret ederek TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ve ekibiyle görüştü. Ürettiği konutların yüzde 70'ini 16 bin ile 32 bin dolar arası fiyatla satan ve satın alınabilir konut (affordible house) projesi geliştirme konusunda uzman olarak gösterilen şirketin patronu, bazı projelerin şantiyelerini gezdi. Görüşmeler ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:47 tarafından euludag

    Etiketler: gayrimenkul, toki, ucuz konut
    Categories
    Muhtelif
  22. yapıcıoğlu

    1988 yılın da baba mesleği olan inşaat işi ile başladım iş hayatıma alaylı olarak bir çok tecrübe kattım.Şu an urla da küçük bir atölyem var piyasa da doğaltaş duvar ve zemin döşemeleri , çakıltaşı mozaik,çini karo,dış cephe dekorasyonu ve tadilat işleri yapıyorum çalışma hayatım da çok iyi bir kaç taş ustası ile masif taş bina,restore gibi keyifli işler de çalıştım atölyem de dekoratif taş işleri,prekast yapı ürünleri model ve kalıp çalışmaları yapmaktayım.amacım daha kaliteli,daha keyifli estetik ve kültürel yapı uygulamaları ve imalatları yapmak.Özellikle alt yapıma güvenerek restorasyon işlerinde yer almak istiyorum.Fakat en büyük sorun izmir 0de ciddi olarak restorasyon kursuna gidip sertifika alabileceğim bir yer bulamadım İstanbulda avrupa destekli 9 aylık kurslar var Arkadaşlar izmir ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:54 tarafından euludag

    Categories
    Malzeme
  23. Boğazdan geçen gemiler bir felaketi hatırlattı


    İşte Osmanlı'nın sonunu getiren o iki gemi.
    ABD gemilerinin Boğazlar’dan geçmesi büyük bir mesele oldu. Geçen asırda Boğazlar’dan geçen gemiler bizi Birinci Dünya Savaşı’na sokmuş ve bize bir imparatorluğa mal olmuştu.

    İngiltere, 16. yüzyılın sonlarında dünya sahnesine çıkmaya başlamış, 18. yüzyılda ise dünyanın en büyük güçlerinden birisi hâline gelmişti. 19. yüzyılda iyice büyüyen İngiltere dünyanın en büyük gücü hâline gelmişti ve rakipsizdi. Yüzyılın sonlarına doğru İngiltere’nin karşısında yeni bir güç olarak Almanya yükseldi. 19. yüzyılın ikinci yarısında birliğini sağlayan Almanya 1870’de Fransa’yı mağlup ederek Avrupa’nın en büyük güçlerinden biri olduğunu göstermişti. Almanya’nın ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:48 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  24. Merhaba Arkadaşlar

    Ben siteye bugün merhaba dedim. Daha önce takip ediyordum ama artık aranıza katılmak istedim. Ben restorasyon ve konservasyon okumadım ama bilgi edinmeye çalışıyorum. Ben özel bir firmada çalışıyorum ve firmamızda restorasyon ve konservasyon malzemesi satıyoruz. Ama bizim alanımız sadece el yazmaları üzerine yani el yazmalarının restorasyonu. onarım ve korumaya yönelik asitsiz kağıtlar, kimyasallar çeşitli el aletleri vs.
    Bakıyorumda genelde bu alanda mezun olan bir çok kişi işsiz. Şuanda Türkiye'de evet pazar anlamıyla bir yeri yok. magelecek anlamıyla bir yönelim var. Zaten bu alan genel anlamıyla resmi kurumların ellerinde.Ve şuana kadar pek önem vermediler yazmalara bundan son yılarda biraz kıpırdanma var . kaynatanlamıyla bütçe ayrımı çok az vs . vsç bir ok sorun ve engel ar. ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:55 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  25. Osmanlı sadrazamı İran'la Osmanlı tek devlet olsun demişti

    Osmanlı'dan İran'a tarihi değiştirecek teklif, 2 süper güç 8 kez toplandı, bir konuda anlaşamadı.


    18. Yüzyıl'ın ilk yarısında asırlar boyunca çatışan Osmanlı ile İran arasında bir yakınlaşma başlamıştı. İki ülkenin çatışmasının verdiği zararları çok iyi bilen ve bu görüşmelere de katılan Türk tarihinin en önemli devlet adamlarından Ragıp Mehmed Paşa, mezhep anlaşmazlıklarının ortadan kalkmasını, hatta iki devletin tek devlet hâlinde birleşmesini temenni etmişti.

    İran Devlet başkanı Ahmedinejad ülkemizi ziyaret ediyor. Son zamanlarda İran'la Türkiye arasında ilişkiler gelişmeye başladı. Türkiye'nin bütün komşularıyla çatışma yerine ilişkilerini geliştirmesi ülkemizin menfaatinedir. ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:49 tarafından euludag

    Etiketler: iran, osmanlı
    Categories
    Muhtelif
  26. İşte dünyanın en iyi şehirleri

    Monocle adlı bir İngiliz dergisi tarafından yürütülen araştırmada "hayat kalitesi" açısından Danimarka'nın başkenti Kopenhag dünyanın birincisi seçildi. İlk üç arasında Munih ve Tokyo da var.

    Danimarka'nın beşkenti Kopenhag, "hayat kalitesi" açısından "dünyanın en iyi şehri" seçildi. İlk üç sıralamada Muhih ve Tokyo da bulunuyor. Dünyanın en iyi 20 kenti sıralamasına Türkiye'den herhangi bir kent giremedi. Monocle adlı İngiliz dergisince yayınlanan araştırmada "hayat kalitesi" açısından Kopenhag dünyanın en iyi şehri seçildi. Dünyanın en iyi 20 kenti sıralamasında Kopenhag, Munih ve Tokyo'nın ardından şu kentler de yer aldı: Zürih, Helsinki, Viyana, Stockholm, ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:45 tarafından euludag

    Categories
    Şehirler
  27. Osmanlı'nın emanetleri yabancıya gidiyor

    “Özür dilerim Türkiye, başaramadım...” Bu sözler, 20 yıldır tüm birikimini altın, repo, gayrimenkul gibi klasik yatırım araçlarına yönlendirme yerine, kendini, yine kendi deyimiyle “Osmanlı Finans Tarihinin Kutsal Emanetleri”ni bir araya getirmeye adayan ünlü nümismat (eski para koleksiyoncusu) Mehmet Tezçakın'a ait.

    Tarihi Sultanahmet Köftecisi'nin 3. kuşak temsilcisi Mehmet Tezçakın, elinde bulunan dünyadaki en kapsamlı Osmanlı Kağıt Paraları Koleksiyonu'nu, “parçalanmadan Türkiye'de tutma girişimlerinden” sonuç alamayınca, uluslararası müzayedede satma kararı aldı.
    İsrailli ve Arap nümismatların büyük ilgi duyduğu koleksiyon, merkezi Londra'da bulunan uluslararası müzayede şirketi Spink ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:53 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  28. İnternet üzerinden telgraf çekilebilecek

    İnternet ve e-posta kullanımının artmasıyla birlikte unutulmaya yüz tutan ve neredeyse mazi olan telgraf hizmeti, PTT Genel Müdürlüğü'nce 'Telgraf çekmek hiç bu kadar kolay ve renkli olmamıştı' sloganıyla yeniden canlandırılıyor.

    Hayata geçirilen 'e-Telgraf' projesiyle 'www.ptt.gov.tr' adresine girenler sevenlerine buradan telgraf yollayabilecek. Yetkililer bu projenin telgraf kullanımını tekrar canlandıracağını belirtiyor. Siteyi 'tık'layıp sevdiklerinize telgrafla sürpriz yapma işlemi ortalama 3 dakika sürüyor. Telgraflar için 10 hazır şablonun bulunduğu ve göndericinin bunlardan birini tercih ettiği sitede, telgrafa arzu edilmesi durumunda fotoğraf da basılabilecek. Ücretlendirme ise telefon ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:53 tarafından euludag

    Etiketler: e-posta, internet, ptt, telgraf
    Categories
    Bilişim
  29. Acı Bir Abdülhamit İtirafı

    IRCICA'nın İstanbul'da düzenlediği 'Yüzüncü Yılında 2. Meşrutiyet Kongresi'ne Suriye Kültür Bakanı Agha'nın sözleri damga vurdu:

    Abdülhamid Han, Siyonistler'in Filistin'e yönelik tekliflerine itibar etmedi. Ama biz bu çok büyük şahsa gerçekten çok zulmettik."

    İslam Konferansı Teşkilatı İslam Tarihi Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA), Yüzüncü Yılında 2. Meşrutiyet Kongresi'nde Türkiye'den ve Türkiye dışından 100'ün üzerinde bilim adamını bir araya getirdi.

    VİCDAN MUHASEBESİ
    Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen kongreye Devlet Bakanı Mehmet Aydın, İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Suriye Arap Cumhuriyeti ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:54 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  30. Explorer'ı 8 kat hızlandırın!

    Tarayıcı savaşlarında bir hayli geride kalmış IE7 için bir çok olanağı elinize getiren bir eklenti olduğunu biliyor muydunuz?
    Uzun bir süredir güçlü bir eklenti hazinesi olan Firefox'a nazaran, IE'nin zayıf kaldığı açık. Lakin IE7Pro durumu tersine çeviriyor gibi görünüyor. Firefox Plug-in'lerinin aksine IE7Pro ve Maxthon, Internet 7'nin varsayılan hantal motorunun işleyişini düzenleyerek, Internet Explorer'ın doğal yapısından vazgeçemeyenler için eşsiz bir düzenleme yapıyor.

    Hız, daha çok hız Internet Explorer'ın yavaş sayfa açmaları da meşhurdur. IE7 ile bu durum biraz düzelse de, eski yapının getirdiği hantallık devam ediyordu. Chip Online dergisinin haberine göre IE7Pro eklentisinin bilgisayarınızda ilk farkını sayfa açılış hızında farkedeceksiniz.
    ...

    Güncellendi 19.10.09 de 20:52 tarafından euludag

    Categories
    Bilişim
  31. Hamas'ın yayınladığı belgesel İsrail'i sarstı

    Yahudi soykırımını Yahudi ulusunu zayıf ve sakatların yükünden kurtarmak amacıyla bizzat Yahudilerin planlayıp gerçekleştirdiği yönündeki belgesel İsrail'i sarstı..


    Aktif Haber isimli internet sitesinde yer alan habere göre Hamas Yahudi soykırımını Yahudi ulusunu zayıf ve sakatların yükünden kurtarmak amacıyla bizzat Yahudilerin planlayıp gerçekleştirmiş olduğunu iddia etti.
    Haberde şu ifadelere yer veriliyor: İsrail, bugün ülke çapında devam eden törenler, televizyon programları ve diğer etkinliklerle, İkinci Dünya Savaşı'nda katledilen 6 milyon Yahudi kurbanı anarken, Hamas'ın El Aksa Televizyonu, Nazi Almanyası'ndaki Yahudi soykırımını, "Yahudi ulusunu zayıf ve sakatların ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:13 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  32. Sarkozy, Napolyon uğruna kriz çıkardı Demirel ‘İnebahtı Şarabı’yla ağırlanmıştı!

    MUSTAFA ARMAĞAN
    Bir tablo krizi yaşandı geçtiğimiz hafta. Fransızlar yaşadı, İngilizler yaşadı, dolayısıyla Avrupa ve dünya yaşadı. Bizse mat bakışlarla seyrettik. Oysa gerek İngiltere’nin, gerekse Fransa’nın, her biri birer zehir hafiye olan diplomatları, tarihleri uğruna kıyasıya bir mücadele verdiler.

    “İsrafil’in suru” gibiydi çıkan ses; ne yazık ki duyulmadı. Ashab-ı Kehf uykusuna dalmış olan tarih bilincimizi uyandırmayı o dahi başaramadı.
    ‘Tablo krizi’ dediğim şu: Sarkozy İngiltere Parlamentosu’nda bir konuşma yapacaktı. Şu İngilizlerin tilkiliğine bakın ki, Fransa Devlet Başkanını Trafalgar Savaşı’nı anlatan bir tablonun önünde konuşturacaklarmış. Vay ki vay!
    Trafalgar savaşı bize bir şey söylemiyor olabilir; lakin Napolyon’un defterinin dürülüp ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:59 tarafından euludag

    Etiketler: inebahtı, napolyon
    Categories
    Muhtelif
  33. Venizelos’u dahi affettik ama Vahdettin hâlâ hain

    MUSTAFA ARMAĞAN
    Devrin İktisat Vekili, yani Ekonomi Bakanı Mahmut Esat [Bozkurt] Bey, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 30 Kasım 1922 günkü oturumunda yaptığı konuşmada Yunan işgalinin faturasını sıcağı sıcağına şöyle değerlendiriyordu: “Kurtulan Anadolu vilayetlerimizde iki aya yakın devam eden seyahatimde…


    Eskişehir, Afyonkarahisar, Manisa, İzmir ve Aydın livaları da dahil olmak üzere dün daha mes’ut ve bahtiyar olan bu memleketlerimizde şimdi bir yangın harabesinden, bir alay yetimlerden, dullardan, çocuklarının nerede gömülüp kaldığını bilmeyen ak başlı ihtiyarlardan başka kimseye tesadüf edemedim. Bütün köylerimiz, en güzel şehirlerimiz düşman elinde yanmış, yakılmış, bir ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:00 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  34. Çanakkale ve Akif nasıl unutturuldu?


    MUSTAFA ARMAĞAN
    İnsan hafızası boşluk kabul etmez. Geçmişindeki bütün kayıtları, bugünü veri alarak sürekli yeniden gözden geçirir, tekrar hizaya sokar, kimisini eler, kimisini de öne çıkarır. Toplumların hatırlama mekanizmaları da biraz buna benzer.

    Toplumlar da başlarından geçmiş olayları içinde yaşadıkları günün “dikiz aynası”nda belirdiği kadarıyla hatırlarlar, yoksa kimsesizler mezarlığına defnederler.
    Bugün 18 Mart’ı hatırlayan vardır da, 16 Mart’ı hatırlayan, anan var mıdır? İyi ama 16 Mart İstanbul’un işgal günüdür ve o gün İngilizler Şehzadebaşı Karakolu’nu basarak masum askerlerimizi hunharca şehit etmişlerdir. Tarihimizin bu hakikaten acı günü, 1960’lara kadar ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:01 tarafından euludag

    Etiketler: çanakkale
    Categories
    Muhtelif
  35. Çanakkale’de savaştılar, Fransa’da öldüler


    EMİNE DOLMACI
    Rakamlar Çanakkale savaşında her iki tarafın da 250 bin kayıp verdiğini söyler. Ancak, tarihi yazanlar aslında rakamlar değil insanlardır. Çanakkale, kazanılan zaferlerin tarihi kadar şehitlerin ve gazilerin öyküleriyle de eşsiz bir destandır. Fakat bu destan dile gelirken savaş esirlerinin öyküleri bir parça ihmale uğrar hep.

    Çanakkale’de esir düşenler için, ilk sürgün yeri Malta olurken, İngilizler, Fransızlar ve diğer devletler, esirleri el altından kendi ülkelerine götürmüşlerdi. Esirler meselesinde aydınlanamamış çok hikaye var. Fransızlar tarafından esir alınan Türk askerlerinin öyküsü gibi.
    Çanakkale’de esir alınan 50 kadar Türk askeri Fransa’nın ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:14 tarafından euludag

    Etiketler: çanakkale
    Categories
    Muhtelif
  36. Çanakkale Savaşı'nın Kürt kahramanları

    Çanakkale Zaferi'nin 93. yılı kutlanıyor. Bu yıl da Çanakkale üstüne pek çok kitap yayınlandı.

    Emine Uçak Erdoğan'ın kaleme aldığı "Çanakkale Savaşı'nda Kürt Civanlar", tarihî zaferin ilginç bir ayrıntısına ışık tutar nitelikte. Çanakkale Savaşları üstüne tematik yayıncılık yapan Yarımada Yayınları'ndan çıkan kitapta, İtilaf devletlerine karşı verilen mücadelede Osmanlı İmparatorluğu'nun asli unsurlarından biri olarak Çanakkale'de savaşan Kürtlerle ilgili ilginç bilgi ve hatıralara yer veriliyor. Arşiv-belgesel tarama ve yüz yüze görüşmeler neticesinde ortaya çıkan çalışmada, birçok Kürt kahramanın ilginç hikâyesi anlatılıyor. Kitapta, bu kişilerin yakınları ile yapılan görüşmeler de ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:19 tarafından euludag

    Etiketler: çanakkale
    Categories
    Muhtelif
  37. Abdülhamid, Mustafa Kemal’i hapse attırmıştı!

    MUSTAFA ARMAĞAN
    “Abdülhamid devrinin her 24 saati bin muammayla doludur.” 1930’larda sıkı bir Abdülhamid düşmanı iken 1960’larda tam tersine koyu bir Abdülhamid hayranı olarak karşımıza çıkan yazar Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu’nun bu cümlesi beni çok düşündürmüştür.

    Her 24 saatine binbir muammayı doldurmuş bu karmaşık iktidar döneminin kıvrımları arasında saklanmış nice olay ve çehrenin gerçek yüzü, ağır ağır aydınlanmakta.

    Anlatacağım olay da, bizzat Mustafa Kemal tarafından en az iki defa dillendirildiği halde, Atatürk’ün resmi biyografilerinde ya geçiştirilmiş yahut da yazıldığı halde dikiz aynamıza bir türlü girememiştir. Bugün vefatının 90. yılında Sultan II. Abdülhamid’i rahmetle anarken, onun “muamma”larından birini daha büyüteç altına alıyoruz. ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:16 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  38. Yavuz’un küpesine ve bıyığına takılmak


    MUSTAFA ARMAĞAN
    Olayların iç yüzünden çok dış görünüşü çelmeliyor dikkatimizi. O kabuğu delip içine girmekte epeyce zorlanıyoruz. Nitekim geçen haftaki “Yavuz, 40 bin Alevi’yi kesti mi?” başlıklı yazıma gelen tepkiler de ağırlıklı olarak hiç tahmin etmediğim bir yönde toplanıyordu:

    ‘Efendim, yazınıza koyduğunuz küpeli ve bıyıklı ‘padişah’ resmi Yavuz’a mı aittir?’ Kimisi bu resmin Şah İsmail’e ait olduğunu söyleyip dikkatsizliğime sitem oklarını yolluyordu, kimisi de piyasadaki bazı yazıları kanıt gösterip Yavuz’un küpeli ve bıyıklı olmadığı iddiasını celallendiriyordu. Peşinen söyleyeyim ki, bu resmi ben değil, editörümüz seçmişti.
    Fakat ne yalan söyleyeyim, yazımın ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:11 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  39. Çanakkale'de Anzakların gömdüğü dinamitler hâlâ yerin altındaymış

    Çanakkale Savaşları'na katılan Avustralyalı gazeteci Charles Bean, kaleme aldığı "The Story of Anzac'' adlı kitapta, Çanakkale Savaşları'na katılan Anzak askerlerinin yarımadayı boşalttıkları sırada kazdıkları tünellere döşediği 11,5 ton dinamitin, yerin 5 ile 15 metre altında hâlâ durduğunu iddia etti.


    Gazeteci Bean'in Avustralya hükümetinin isteği üzerine kaleme aldığı "The Story of Anzac'' adlı kitabın, ilk baskısı 1924 yılında yapıldı. Arıburnu'nda yapılan kara savaşlarında Mehmetçik'in savunması karşısında daha fazla ilerleyemeyeceklerini anlayan Avustralya ve Yeni Zelanda (Anzak) askerleri, yarımadayı kayıpsız boşaltmak için oldukça sistemli bir plan hazırladı. Gelibolu ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:02 tarafından euludag

    Etiketler: çanakkale
    Categories
    Muhtelif
  40. Kasr-ı Şirin efsanesi

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gerek Dışişleri Bakanlığı döneminde, gerekse son ABD ziyaretinde İran'la ilişkilerimizi değerlendirirken, Kasr-ı Şirin tezini ısrarla savunuyor.


    Mesela bakanlık dönemindeki bir konuşmasında şunları demiş: “Türkiye-İran sınırı ABD tarihinden daha eski. Türkiye’nin İran ile 1639’daki Kasr-ı Şirin Anlaşması’ndan bu yana sınır sorunumuz yok.”
    Bu, Türk dış politikasında zannediyorum Atatürk döneminde İran Şahı ile yakınlaşma sürecinde ortaya atılmış ve o günden beri de tartışılmadan kabul edilmiş bir argümandır. Politik olarak anlayabiliriz; eskiden İngilizlere, şimdilerde ise ABD’ye karşı doğu sınırlarımızda bir sorun istemiyoruz. Ancak bu iddianın tarihî ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:59 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  41. Türklerin büyük sürgünü

    GÜLİZAR BAKİ
    Yüzyıllar boyunca vatan edindikleri topraklardan bin bir türlü işkence ve zorlukla uzaklaştırılan, yollarda milyonlarcası ölen Türklerin son 150 yılı büyük acılarla dolu. Bu büyük sürgün sırasında 5,5 milyon Türk ve Müslüman hayatını kaybetti. 10 milyona yakını evinden, yurdundan oldu. 150 yılda yaşanan acılar, ‘Sürgün ve Ölüm’ belgeseliyle ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

    Türklerin başta Balkanlar olmak üzere Kafkasya, Kırım ve Doğu Türkistan’dan tehciri, ilk kez bu kadar kapsamlı bir çalışmayla dile geliyor. ‘Sürgün ve Ölüm’ adını taşıyan belgeselde, Osmanlı’nın son 150 yıllık döneminde soykırım, baskı ve işkence yapılarak göçe zorlanan insanların dramı anlatılıyor. Ahmet Okur’un ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:03 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  42. Washington’da masonik şifreler ve Osmanlı tuğrası


    MUSTAFA ARMAĞAN
    ABD’nin ilk başkanı George Washington, adına Virginia’da özel bir tapınak yapılacak denli önemli bir masondu ve ilk mason başkandı. Zaten kuşbakışı baktığınızda Washington şehrinin merkezinde masonların simgesi olan pergel ile gönyenin birleştiğini hayretle görürsünüz.

    Capitol binası pergelin kafasını oluşturur. Pergelin sağ ayağında Maryland Avenue, sol ayağında ise Pennsylvania Avenue bulunur. Başkan Jefferson ‘öğretmen’ denilecek düzeyde bir masondur, Maryland Avenue’de ise masonların büyük locası yer alır. Yani Capitol (Meclis) binası iki büyük mason mabedine bağlanır. Yine pergelin sağ ayağı Beyaz Saray’a, sol ayağı ise Jefferson Anıtı’na sarılmıştır. İşin ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:04 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  43. Sinan, dedesi gibi Türk ve Müslüman

    Mimar Sinan'ın Müslüman Türk olduğunu belirten tarihçilere göre 'Ermeni devşirme' olduğunu iddia edenlerin asıl meselesi Müslüman Türk'ün başarısını gölgelemek.

    ŞAMİL KUCUR/İSTANBUL
    Yaptığı eserlerle dünyayı kendine hayran bırakan Mimar Sinan'ın Müslüman bir köyde doğduğunu ve hem babasının hem de dedesinin Müslüman Türk olduğunu dile getiren tarihçilere göre zaman zaman ortaya atılan “Mimar Sinan Ermeni ve devşirmeydi” iddialarının altında asıl mesele Müslüman halkın başarısı küçümsemek.


    ERMENİ KÖYÜNDE DOĞDUĞU YALAN
    Osmanlı Devleti'ndeki başarılarının aslında gayri müslim ve devşirmelere ait olduğu fikrinin yaygınlaşması böylece Türk milletinde aşağılık ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:01 tarafından euludag

    Etiketler: mimar sinan
    Categories
    Sanat
  44. İstanbul'da bundan 15 yıl önce yapılan "Abdülhamid'in Musul mirası"görüşmesi

    Murat Bardakçı yazdı..
    Gazetelerde, geçtiğimiz günlerde Musul konusunda ilginç bir haber vardı: Kuzey Irak’ta yaşayan Kürt, Türkmen ve Hristiyan unsurların Surçi Aşireti’nin girişimiyle 1992’de biraraya gelerek oluşturdukları “Musul Vilâyet Konseyi” isimli grubun temcilcisi İsviçreli Avukat Anton Keller İstanbul’a gelmiş ve Konsey’in faaliyetleri konusunda demeçler vermişti.

    Konu hemen her gazetede başka türlü ve karmakarışık bir şekilde yazıldığından, Keller’in ne demek istediği anlaşılmıyordu. Keller, bir gazeteye göre “Türkiye’nin Kuzey Irak’a müdahale hakkının bulunduğunu” söylüyor, bir diğerinde “Ankara’nın Musul konusunu Birleşmiş Milletler’de takip etmesi gerektiğini ve Irak’a 75 kilometre kadar girebileceğini” ileri sürüyor, bir başkasında da “Aşiret liderlerinin ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:58 tarafından euludag

    Etiketler: musul
    Categories
    Muhtelif
  45. Yurdu demir ağlarla örme projesi Abdülhamid’indir!

    Hep diyordum da inanmıyorlardı: “Abdülhamid bilmecesi” adım adım çözülüyor. François Georgeon’un “Abdülhamid’i anlamak bugünkü Türkiye’yi anlamak olacaktır.” sözündeki isabeti, demiryollarımızın tarihinden de rahatlıkla görmek mümkün.


    Bunun için tarihe soru sorma tarzımızı değiştirmemiz yeterli olacak.
    Mesela ‘II. Abdülhamid neden denizciliğe değil de demiryolculuğa önem vermişti?’ diye sormuyoruz da, ‘Abdülhamid denizciliğe neden düşmandı?’ sorusunun üzerine sinekler gibi üşüşüyoruz. Gözlerimizdeki büyü öylesine kalın bir perde oluşturmuş ki, bunun stratejik bir öncelik sorunu olduğunu, Abdülhamid’in, amcası Abdülaziz gibi 15-20 yıl sonra tonla para akıtmayınca ıskartaya çıkacak ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:01 tarafından euludag

    Categories
    Mimarlık
  46. İş Bankası Hilafet Bankası mıydı?

    Hafızamızı tazeliyoruz durmadan. Üzerindeki külleri üfleyip eşeledikçe altından görünen yüz şaşırtıyor hepimizi. Hem tanıdık geliyor, hem yabancı. Büyüsü biraz da burada gizli galiba yakın tarih araştırmalarının. Yabancı bildiklerimizin aşina, aşina bildiklerimizin ise yabancı çıkması merakımızı tahrik ediyor.
    Onun için tarihte dikkatli olmak gerek. Sloganlardan ve yaftalardan olabildiğince uzak durmak ve ‘Gerçekten de tarihte neler olmuş?’ sorusunu kulak arkası etmemek gerekiyor.

    Alın size çarpıcı bir örnek: İş Bankası nasıl kuruldu? İçinizden, ‘Bunu bilemeyecek ne var? Atatürk kurdu işte’ diyenler çıkabilir. Bu ne acele efendim? Sakinleşin biraz. Bir kere İş Bankası’nın bir devlet bankası olmadığını unutmayalım. İki… Neyse. İş epeyce karışık. Baştan anlatalım öyleyse. ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:04 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  47. Gizli numaradan aranmak istemeyenler için

    TURKCELL

    Gizli numaradan gelen aramaları kabul etmek istemeyen müşterilerimiz ücretsiz olan bu servis aracılığıyla gizli numaralardan gelen çağrıları rahatlıkla engelleyebilecekler.

    Servisin kullanılması durumunda gelen arama telefon çalmadan otomatik olarak geri çevrilecektir.

    Arayan kişi "Aradığınız kişi gizli numaradan çağrı kabul etmemektedir.
    Numaranızı görünür yaparak kendisine ulaşabilirsiniz" anonsunu duyacaktır.


    Gizli numaradan arama kısıtlama servisini; aktif hale getirmek için *253# ; iptal etmek için #253# yazıp YES tuşuna basmak yeterli.

    Güncellendi 19.10.09 de 23:09 tarafından euludag

    Categories
    Bilişim
  48. Valide-i Muazzama’nın İstanbul’u

    SELİM İLERİ
    Valide Han’ı çok yıkık yıprak bulduk. Zavallı han çökmüş; âdeta göçüp gitmek üzere. 17. yy’dan kalma bir esere ne ölçüde saygı duyduğumuz gözler önüne seriliyor. Kösem Sultan orayı, Üsküdar’da inşa ettirdiği Çinili Külliyesi’ne vakfedilmek üzere yaptırtmış...

    Geçen hafta Çakmakçılar’daki Valide Han’a gittik. Edebiyat Mekân’ın yeni bir bölümü için. TRT’den, hemen kaynaştığımız yeni bir ekiple birlikteydim. Konuğumuz Mine Söğüt’tü.
    Mine Söğüt, son dönem Türk edebiyatının bence en değerli yazarlarından. Eşik Cini’nin Temmuz-Ağustos 2007 tarihli sayısında, “Balon” adlı bir öyküsü var; çıldırtıcı bir öykü, iç yakmanın da ötesinde. Mine Söğüt’ü ilk romanı Beş Sevim ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:11 tarafından euludag

    Categories
    Şehirler
  49. Esrarengiz bir dişçibaşı

    SELİM İLERİ
    Sami Günzberg, Saray’ın dişçisi, Abdülhamid’in, Vahideddin’in, Harem’in dişçisi; sonra Atatürk’ün, İsmet Paşa’nın, Menderes’in… Dönemler geçiyor, düzen değişiyor, dişçibaşının yeri sapasağlam. Herhalde çok başarılı bir hekimdi diyeceksiniz. Ama bazı tanıklar, hiç mi hiç öyle söylemiyorlar.

    Mehmet Varış, sağ olsun, Kitabevi’nin yayınlarını her zaman gönderir. Bu kez zarftan iki kitap çıktı: A. de Rochebrune imzalı, Dilber Kethy’nin Bursa ve İstanbul Hatıratı’yla Rıfat N. Bali’nin kaleme getirdiği bir biyografi; Sarayın ve Cumhuriyetin Dişçibaşısı Sami Günzberg.
    Bir biyografi diyorum ama, büyük emek ürünü, göz kamaştırıcı bir biyografi. Hemen vurgulamak isterim. ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:11 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  50. İstanbul kimin?..

    SELİM İLERİ
    Ruşen Eşref, İstanbul’u “Türk ve müslüman” İstanbul yapanların başında “Eyüp’teki mukaddes türbeyi” sayıyor. “Avrupa edebiyatında bile İstanbul’un adı ‘Minareler ve Kubbeler’ şehridir” diye devam ediyor.

    Arkadaşım, değerli hikâyeci Ethem Baran’ın armağanı cilt cilt Ruşen Eşref’leri birer ikişer okuyorum. Necat Birinci’yle Nuri Sağlam’ın birlikte hazırladıkları Ruşen Eşref Ünaydın / Bütün Eserleri edebiyatımız adına gerçekten büyük kazanç. Türk Dil Kurumu bu eserleri yayınlarken düzeltiye keşke biraz daha özen gösterseydi…
    Bana öyle geliyor ki, Ruşen Eşref yeniden keşfedilmeyi bekliyor. Hem günümüze çok şey fısıldadığından; hem de, anlatım, tasvir, üslûp gücünden ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:10 tarafından euludag

    Categories
    Şehirler
  51. Çalınan eserlerle dünyanın en muhteşem müzesi kurulurdu

    Simon Houpt’un hazırladığı ‘Kayıp Eserler Müzesi’ adlı kitap son yıllarda dünya müzelerinde yaşanan tarihî eser hırsızlığını anlatıyor. Ancak kitapta, dünyanın en çok tarihi eser hırsızlıklarının yapıldığı Türkiye’den neredeyse hiç bahsedilmiyor.

    Bir müze düşünün kayıp eserler müzesi, daha doğrusu çalınan eserlerin toplandığı bir müze. Bu müzede yok yok! En ünlü ressamlara ait tablolar, en usta sanatçıların yaptığı heykeller, tarihî ve arkeolojik eserler… Dünyanın en muhteşem müzesinden bahsediyoruz. Çalınan eserlerin toplandığı bir müzeden! Böyle bir müze var mı? Tabii ki yok; ancak bu müzeyi oluşturacak ve sayısı yüz binlerle ifade edilen eserler var. Hem de son yarım asırda. Kayıp eserler ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:10 tarafından euludag

    Categories
    Sanat
  52. Mouse'a tıklamayacak, göz kırpacaksınız

    Anadolu Üniversitesi öğretim görevlileri yeni bir buluşa imza attı. 3 öğretim görevlisi, mouse kullanmadan 'göz dokunuşu' ile bilgisayar kullanımını gerçekleştirdi.

    Proje sayesinde kullanıcı, üzerinde elektronik bileşenlerin olduğu ve bilgisayara bağlanan gözlük için yazılan programın verdiği talimatla bilgisayarı mouse'suz kumanda edebiliyor. Anadolu Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Elektrik-Elektronik Bölümü araştırma görevlisi Cihan Topal, 'Eye Touch-Göz Dokunuşu' adı altında bir program geliştirdiklerini belirtti. Projenin iki temel ana birimden oluştuğunu dile getiren Topal, çalışmalarının ilk biriminin kullanıcının yüzüne takarak kullandığı 'gözlük' benzeri bir aparattan ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:10 tarafından euludag

    Categories
    Bilişim
  53. Depremden sonra Marmara'nın altında yüzen dev kütle neydi?

    Endonezya'nın yaşadığı ve 300 binden fazla kişinin öldüğü dokuz büyüklüğündeki depremden sonra Marmara'da çok gizemli bir olay yaşandı.

    Aktüel'in haberine göre, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Yer Deniz Bilimleri Enstitüsü, Endonezya'da 26 Aralık 2004'te yaşanan ve 300 binden fazla kişinin öldüğü dokuz büyüklüğündeki depremden sonra Marmara'nın altında ilerleyen dev bir kütle tespit etti.
    Bakın bu gizemli nesneyi Enstitü Müdürü Doç Dr. Sedat İnan nasıl anlatıyor: "Endonezya'da 2004'te dokuz büyüklüğün¬deki depremden beş gün sonra, gözlem istasyonlarımıza takılan ciddi bir problem gözlemledik Marmara'nın dibinde. Aşağıdan bir şey gidiyor, topraktaki radonu hareketlendiriyor! ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:10 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  54. Firavun'un yardımcısı Haman Kur'an'ın mucizesi oldu

    Kur'an her çağa ayrı mucizelerle hitap ediyor. Mesela, Firavun zamanı hakkında verilen bilgilerin arkeolojik çalışmalarda tek tek ortaya çıkması Kur'an'ın beşer üstü ve ilahi bir kitap olduğunu yepyeni mucizelerle ortaya koyuyor. "Haman" da bunlardan biri.

    Kur'an'da Firavun'la birlikte adı geçen kişilerden biri "Haman"dır. Haman, Kur'an'ın 6 ayrı ayetinde, Firavun'un en yakın adamlarından biri olarak zikredilir. Buna karşılık Tevrat'ta Hz. Musa'nın hayatını anlatan bölümde değil de ondan yaklaşık 1100 sene sonra yaşamış ve Yahudilere zulmetmiş bir Babil kralının yardımcısı olarak geçer. Bunu gören oryantalistler "İşte Kur'an'da hata bulduk!" diye sevinirler. ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:07 tarafından euludag

    Categories
    Sanat
  55. İngiltere Türkiye'ye teşekkür etmeli

    Sultan III. Murad, Kraliçe I. Elizabeth'e gönderdiği mektupta, İngiliz Kraliçesi'nin Osmanlı himayesine alındığını bildirdi ve İspanya'nın İngiltereyi istila teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandı.

    ŞAMİL KUCUR / İSTANBUL
    İngiltere'de Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Trevor Philips, İngiltere-İspanya Savaşı'nda Kraliçe I. Elizabeth'i Türklerin kurtardığının tarih kitaplarında yazılması gerektiği şeklindeki açıklamalarının ardından gündeme gelen tarihi olayı değerlendiren tarihçiler, "Eğer Osmanlı Devleti İngiltere'yi himayesine almasaydı, İngiltere'nin zor durumda kalacağırı söylediler. Tarihçi Yılmaz Öztuna olayı şöyle anlattı: Kraliçe I. Elizabeth, Sultan III. Murad'dan ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:12 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  56. Sanat eserine 'yakacak' muamelesi

    Fransız sanatçı Hubard, çarpık yapılaşmayı eleştirmek için tahta ve plastik kasalardan bir eser hazırladı. Bazı vatandaşlar kasaların yakacak olarak verilmesini isteyince, güvenlik eserlerin başında nöbet tutmaya başladı

    MUSTAFA OĞUZ İzmir DHA

    Fransız Kültür Derneği ve K2 Güncel Sanat Merkezi işbirliğiyle 7 Eylül-7 Ekim arasında düzenlenen "Port İzmir 07" Güncel Sanat Etkinliği kapsamında tahta kasalardan oluşan eser dar gelirliler tarafından "yakacak" olarak alınmak istendi.
    Etkinliğe katılan sanatçılar Konak, Basmane ve Alsancak'taki değişik mekânlarda sanat eserlerini sergiledi. Fransız Severine Hubard kentte tanık olduğu çarpık yapılaşmayı ...

    Güncellendi 19.10.09 de 22:58 tarafından euludag

    Categories
    Sanat
  57. Dolmabahçe'de 3 gün Dil Bayramı

    26 Eylül 1932'de Birinci Türk Dili Kurultayı'nın toplandığı Dolmabahçe Sarayı, Dil Bayramı'nın 75. yıldönümünde üç gün boyunca çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bugün gerçekleştireceği açılışın ardından 'siyaset' ve 'sağlık' dilinde Türkçe konuşulacak. Akşam ise TBMM Başkanı Köksal Toptan, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile yazar, şair, sanatçı ve basın-yayın dünyasından isimlerin bir araya geleceği '75. Yıl Dil Bayramı Özel Programı' yapılacak. Etkinliklerin ikinci gününde Türkçenin kitle iletişim araçlarında, sanat dilinde ve küreselleşen dünyadaki; üçüncü günü ise bugünkü durumu konuşulacak.

    Kaynak: Kültür-Sanat http://www.zaman.com.tr

    Güncellendi 19.10.09 de 23:13 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  58. Kadir Topbaş: Hilton Oteli sit alanı içinde

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Aydın Doğan'ın sahibi olduğu Hilton Oteli'nin SİT alanı içerisinde olduğunu açıkladı. Topbaş, Harbiye Kongre Vadisi projesinin Hilton Oteli'ni kapsamadığını kaydetti.

    Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ı makamında ziyaret etti. Bakan Günay ile Başkan Topbaş yaklaşık 20 dakika baş başa görüştükten sonra çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
    Bir basın mensubu Başkan Kadir Topbaş'a, "Harbiye Kongre Vadisi projesi kuruldan onay aldı' şeklinde haber çıktı. Bu proje istediğiniz şekilde kuruldan onaylandı mı? Bu Hilton Oteli arazi plan tadilatını da kapsıyor mu?" sorusunu ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:07 tarafından euludag

    Categories
    Şehirler
  59. Hekimoğlu Ali Paşa Çeşmesi onarılıyor

    Saka Su, Osmanlı çeşme mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Tophane Meydan Çeşmesi’nin restorasyonunun ardından şimdi de 275 yıllık Hekimoğlu Ali Paşa Meydan Çeşmesi’nin onarımını üstlendi.


    Döneminin dört yüzlü meydan çeşmeleri içinde yalınlığı ve işçiliği ile dikkati çeken çeşmenin restorasyon projesi, Büyükşehir ve Beyoğlu Belediyesi katkılarıyla Tures firması tarafından yürütülüyor.

    Kabataş İskele Meydan’ında bulunan Hekimoğlu Ali Paşa Meydan Çeşmesi’nin çalışmalarına Eylül 2007’de başlanması ve projenin yaklaşık 1 yıl sürmesi planlanıyor. 18. yüzyılın ilk yarısında inşa edilip Hekimoğlu Ali Paşa tarafından yaptırılan, mermer işleme sanatının güzel ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:12 tarafından euludag

    Categories
    Restorasyon
  60. 4 bin yıllık Ay-yıldız işareti kime ait?

    Antalya'nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Tiyatro çevresinde 1985 yılında yapılan kazıda bulunan M.Ö. 2 bin yılına ait ay yıldızlı taşın, Türklere ait bir simge olmadığını bildirildi.


    Bölgede kazı çalışması yapan Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Özhanlı, söz konusu ay yıldızlı taşın eski Anadolu'da 'ay tanrısı'nı simgelediğini söyledi.

    Side Antik Kent'te M.Ö 2 bin yılında Men kültürünün hakim olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç.Dr. Mehmet Özhanlı, ay yıldızlı taşın eski Anadolu'da 'ay tanrısı'nı simgelediğini kaydetti. Arkeolog Özhanlı, Isparta Yalvaç'ta bulunan Antiocheia Antik Kent'te ay tanrısı ...

    Güncellendi 19.10.09 de 23:06 tarafından euludag

    Categories
    Sanat
  61. Ramazan Münasebetiyle Çorbaya Dair Bir Şiir


    Ahmet Rasim'den

    Kana kuvvet, göze fer, batna ciladır çorba
    İllet-i cûa devâ mahz-ı gıdadır çorba
    Sağlara, hastalara ayni şifadır çorba
    Ağniya dostu, muhibb-i fukarâdır çorba
    Hâsılı hâhiş ile ekle sezâdır çorba


    Sofranız bereketli olsun

    Güncellendi 19.10.09 de 23:07 tarafından euludag

    Categories
    Muhtelif
  62. Knidos'dan Geçerken..

    Geçerken uğradığımız Knidos'dan bazı resimler:














    ...

    Güncellendi 19.10.09 de 21:09 tarafından euludag

    Etiketler: datça, gezi, knidos
    Categories
    Gezi
  63. RSS ve Blog Nedir, Nasıl Kullanılır?

    RSS tekniği, seçeceğiniz haber, makale ve mesaj kaynaklarındaki yeni yazıların başlık ve özetlerini, sizin için biraraya toplar. İlginizi çeken bir haber-makaleye tıkladığınızda, o haber-makale kendi sitesinden açılır.
    Bir alttaki makalemiz, Blogların ilk oluşturma işlemini tarif etmekte ve yardımcı olmaktadır.

    RSS kaynaklarını, 1.Bloglines Servisiniz, 2.My Yahoo! Sayfalarınız, 3.Masaüstü Programları aracılığıyla okuyabilirsiniz.
    Bu sitenin sağ sütununda, 2100'ün üzerinde kaynağa ulaşabilirsiniz. Her kaynak için, B harfine tıklayarak o kaynağı Bloglines servisinize, + ikonuna tıklayarak My Yahoo! servisinize ekleyebilirsiniz. Başlığına tıklayarak ilgili kaynağı açabilir, XML› logosundan o kaynağın RSS / XML adresini öğrenebilirsiniz.
    Blog, serbestçe yazılar ...

    Güncellendi 19.10.09 de 21:11 tarafından euludag

    Etiketler: blog, rss
    Categories
    Bilişim
  64. Sağım solum blog

    Bloglar her geçen gün artan sayılarıyla web gezintimizde bize daha çok eşlik ediyor. Artık neredeyse internetin yarısı blog sitelerinden oluşuyor. Hatta bloglar yüzünden arama motorlarında doğru düzgün bir sonuç bulamamaktan yakınan kullanıcılar bile var. Düşünsenize günde kaç blog sitesine rastlıyoruz? Peki ya kaç blog rssi okuyoruz. Sıkı bir blog takipçisi için bu sayı oldukça fazla olmalı. Yazının ilk bölümü blogun ne olduğunu bilmeyenler için yazıldı eğer bu konuda bilginiz varsa yazının geri kalanını okumayabilirsiniz.
    Blogger'ın hizmet vermeye başlamasından bir süre sonra ücretsiz olması ve Google'ın Blogger'ı satın almasından ( 2003 yılı Şubat ayı ) sonra sistemde yaptığı değişikliklerle popülerleşmesi blogların sayısının artmasına neden olan en büyük etkenlerden biri olarak ...

    Güncellendi 19.10.09 de 21:12 tarafından euludag

    Etiketler: blog, blogger, rss
    Categories
    Bilişim
  65. Blog Nedir?

    Blog, teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturdukları, günlüğe benzeyen web siteleridir.
    İngilizcedeki "web" ve "log" kelimelerinin birleşmesinden oluşan weblog kavramının zamanla yaygınlaşmış adıdır.
    Blog, genellikle güncelden eskiye doğru sıralanmış yazı ve yorumların yayınlandığı, web tabanlı bir yayını belirtir. Çoğunlukla her gönderinin sonunda yazarın adı ve gönderi zamanı belirtilir. Yayıncının seçimine göre okuyucular yazılara yorum yapılabilir. Yorumlar, blog kültürünün çok önemli bir dinamiğidir; bu sayede yazar ve okuyucular arasında iletişim sağlanır. Bunun dışında, geri izleme (trackback) mekanizmasıyla, belirli bir yazı hakkında yazılan diğer yazıların belirlenebilmesi de mümkündür. ...

    Güncellendi 19.10.09 de 21:13 tarafından euludag

    Etiketler: blog
    Categories
    Bilişim