| Ana Sayfa | Forum | Mevzuat | Kariyer | Dönemsel Yapılar | Makale | Ayın Konusu | Download | Galeri | BLOG | İletişim |
![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Downloads | Albümler | Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
|
|
Geribildirim | Seçenekler | Stil |
|
|||
|
El yazması eserlerde restorasyon konusundan biraz bahsetmek istiyorum. Kitaplar saklama koşullarına uygun olarak korunmadığından zamanla nemlenmeden kaynaklanan yıpranma ve mantarlaşma, mürekkepten kaynaklanan mürekkep yanıkları, yırtılmaları
İşte bu tür yıpranmları önlemek ve tamirini yaparak daha uzun yıllar yaşamaları için restorasyon yapılıyor. Uygun Japon kağıdı kullanılıyor Japon kağıtları aslında japonyada üretimi yapılıyor orada yetişen kamışa benzer bir ağacın liflerinden el ile yapılıyor du, tabiki şimdi teknoloji ilerlediği için makinalarla yapılıyor.İşte bu kağıtlarla tamiri yapılıyor eksik yırtılan yerler metil selüloz denilen yapıştırıcı ile yapıştırılıp ekleme yapılıyor. kitap bittiği zaman sa eski haline bakınca bazen tanıyamayız aa bumuydu eski o kitap diyoruz. Kitap-kağıt restorasyonuda başlı başına bir iş ve çok büyük zevk veriyor ben bu işi yapmak tan çok memnunum acaba arkadaşlr başka bu işi yapan varsa msj bekliyorum en azından bilgi paylaşımı yapar ve nice el yazması kitapları tekrar raflarındaki yerlerinde görmek nasip olur iyi günler |
|
|||
|
Merhaba;
Ben de kitap ciltçiliği ve restorasyonu eğitimi almak istiyorum. Acaba össden sonra özel yetenek sınavına giriliyor mu yoksa öss de aldığımız puanla mı giriyoruz okula? Yardımcı olursanız çok sevinirim. |
|
|||
|
mimar sinan üniversitesi güzel sanatlar böülümünde cilt ile ilgili bölüm var ben kurs olarak eğitim aldım eğer istabuldaysan
ZAMAN GAZETESİ [İnternetin İlk Türk Gazetesi] *-*Klasik sanatlar bir vakıfta toplandı aderesini incele orada da kurs verilecek diye diye söleniyo inşl istedii n olur |
|
|||
|
Restorasyon kağıtları özel ağaçlardan yapılmaktadır. Bu ağaçlar Gampi, Koza, ve Mitsumata ağaçlarıdır. Restorasyondan kullanılan bu kağıtlar evet elle yapılmaktadır. Makinada yapılanlarda vardır ama biz firma olarak türkiye'ye el yapımı japon kağıtlarını getiriyoruz ve bunu kullanan kurumlarda var.
Saygılarımla Barış ALKAN baris@hattarsiv.com |
|
|||
|
Kitap-kağıt restorasyonu bizim ülkemizde çok önem kazanmaktadır, yılların getirdiği birimler yüzyıllar öncesine ait evraklar ve kitaplar bugünlere gelmiştir ama bugün bir çoğu restorasyon yapılmadığı için çürüme noktasına gelmiştir ve yeni yeni bu alana bir yönelim vardır fakat halen imkan ve olanaklar bunları giderecek ve çözüm üretecek durumda değildir.
Biz firma olarak bu alana doğru belli bir yatırım yaptık kağıt restorasyonunda kullanılan kağıtlar, kiyasallar, el aletleri vs. satıyoruz ve tam teçhizatlı atölye kuruyoruz. Evet el yapımı kağıtların kullanımı azaldı birazda maliyetinden ama alen kullanan kurumlar var. Makina yapımı kağıtlar daha yaygın kullanılmakta. Evet eserler restorasyondan geçtiğinde kağıt, kitap, resim eski haline yakın ve son halinden eser kalmayacak şekilde onarılmış oluyor. Eğer uygun koruma şeklide sağlanırsa yüzyıllarca hiçbir bozulma sağlamadan geleceğe taşınabiliyor. Saygılarımla Barış ALKAN |
|
|||
|
mrb barış bey çok doğru makinede yapılan kağıtlar kullanılıyo ama birazda teknolojinin ilerlemesinden olarak düşünüyorum. ama japon kağıtlarının bazıları lif oranı çok az oluyor.
siz restorasyon malzemlerinin satılacağı bir yer açmak tan bahsetmişiniz acaba istanbuldamısınız genel de bu işler oralarda yürüyor. restorasyonda yapıyomusunuz eski eserlerimizi hakkıyla tamir etmek özenmek gerektiğini düşünüyorum çünkü bu el yazmaları bizim manevi mirasımız elimden geldiğince bu işi güzel en sağlam ve orjinalini bozmadan yapmaya çalışyorum inşl uzun asırlarca bize ışık tutmaya devam ederler |
|
|||
|
Merhaba, süleymaniye kütüphanesinde alanında uzman kişilerden kağıt restorasyonu eğitimi ve İslam Seçen/Gürcan Mavili'den de klasik Cilt eğitimi almış biri olarak şunları söyleyebilirim..Bugun maalesef bazı devlet kurumlarımıza restorasyon malzemesi adı altında alakasız mallar, fahiş fiyatlarla satılmaktadır. Ben de bir devlet kurumunda atölye kurmakla görevli biri olarak bunu söyleme cesaretini kendimde görüyorum.Maalesef bu alanla ilgili devlet kurumlarında yetişmiş, personel eğitim almış personel yok denecek kadar az.. hangi malzeme nerde kullanılır bunu ne satan firma ne de alan kurum ve personel yeterince bilmemektedir. Ve bir de burada ticari kaygı daha da önde gelirse o zaman yandınız demektir. Burada mesele ihtiyaca göre malzeme temini değil, firmaların elindeki malzemelere göre alım yapılmasıdır. Yani bu firmalar ne getiriyorsa onu almaz zorundaymışsınız gibi bir durum ortaya çıkabilir. Ben bizzat bazı firmaların incelediğim kataloglarında kendi kuracak olduğum atölyeme yarayacak doğru düzgün malzeme göremedim ki bu kataloglar da zaten ithalatçı firmanındır. Bu malzemeler arşiv belgelerinde, hele hele Yazma ve Nadir Eserlerin Restorasyonunda ne derece de ve nasıl kullanılmalıdır, orası düşündürücüdür. Mesele Şuraya biz şu malı verdik, burası bizim şu malzemelerimizi kullanıyor meselesi olmamalıdır. Gerçekten ihtiyaç belirlenmeli ki burada kuruma iş düşer, bu ihtiyacı duyulan malzemelerin alımında da işi bile personel görevlendirilmelidir.
|
|
|||
|
evet çok haklısın ottoman
malzeme alımında sadece ne alınacak liste isteniyor ve gerisini başkaları alıyor malzemeden anlayan biri görevlendirlip uygun malzeme alınsa ama yok bürokrasi dedikleri şey nedense aşılamıyor deri alınaak getirmşler süet deriyiri bu olur yakından alalım diye olurmu olmaz tabiki itiraz edildi nihayet deriler geldi ne güzel sesin çıkmazsa olsun kullanın bırakında işi bilenler bu ilerle ilgilensin sadece kitapları tamir etmek cilt yapmak yeterli olmaz uygun malzeme gerekli |
|
|||
|
Merhaba Ottoman Bey
Biz bugüne kadar hiçbir kuruma verdiğimiz mallarda bir sıkıntı yaşamadık yada yanlış oldu anlamında bir durumla karşılaşmadık. Verdiğimiz kağıtları testleriyle birlikte veriyoruz, yada diğer ürülerde yine aynı. Evet kataloglar ithal yapılan ülkelerin katalogları öyle olmak zorundada bugün Türkiye’de bunun üretiminin ne koşulları nede olanakları var. Ve bunun gümrük sürecinieer ilgiliyseniz bilirsiniz yanılan vergiler, beyannameler ,dekontlar vs. vs. Malzemeleri verdiğimiz hiçbir kurumla bugüne kadar öyle sıkıntı yaşayacak bir duruma girmedik , yanlış bir ürün verilsede bugün öyle etkileyecek bir durum olmadı daha sonra düzeltilme olanağı var biz hiçbir zaman bu ürürünü sattık faturasını kestik bunu geri alamayız-almayız demedik. Onu düzeltiriz. Ve dediğim gibi öyle bir sıkınyla şimdiye kadar düşmedik. İstenilen ve talep edilen ihtiyaçları karılayan malzemeler veriyoruz. Şunuda biliyoruz piyasada asitsiz diye bir çok malzeme dolaşmakta biz bunlara karşıda testlerimizile cevap veriyoruz. Saygılarımla Barış |
|
|||
|
20 yıldan beri el yazması ve nadir matbu eserler başta olmak üzere kağıt türevi materyallerin restorasyonunu yapan ''Türkiye'de alanında tek olduğunu söyleyebileceğim bir hanımefendinin (ABLAMIZ)'' çok anlamlı bir sözü ile giriş yapayım; ''Biz kanserli hastaya estetik yapıyoruz!''
Arkadaşlar her platformda söylüyorum burada da ifade etmekte yarar var ülkemizde maalesef bu tür eserlerin koruma ve restorasyon çalışmaları küçük istisnalar haricinde basit işlemler ve onarımlar şeklinde yürütülüyor. Eserde çeşitli sebeplerle oluşan fiziki hasarlar onarılarak gün kurtarılıyor. Halbuki kağıt türevi materyallerde meydana gelen hasar ve hastalıkları önem ve öncelikleri gözeterek irdelediğimizde fiziki hasarların giderilmesinin en son aşama olduğununu rahatlıkla söyleyebiliriz. Koruma - Restorasyon Restorasyonda ne kadar iyi ve hızlı olursanız olun koruma koşullarınızda sorun varsa, tabir yerindeyse hastalığın kaynağını kurutamadıysanız süreklilik arz eden hasar ve hastalıklarla karşı karşıyasınızdır. Öncelik her zaman uygun saklama koşulları oluşturarak yeni hasar gelişimini önlemektir.(Yapısal bozulmalar hariç olmakla birlikte bazı yapısal bozulma türlerinde yavaşlamalar da sağlanabilir, sağlanır) Ülkemizde maalesef üzerinde fazla durulmuyor, dünyadaki benzer kurum ve kuruluşlar depolama standartları ve teknolojileriyle ilgili oldukça ayrıntılı çalışmalar yapıyor ve kendi standartlarını ve sistemlerini oluşturuyor. Ülkemizdeki mevcut durumdan yola çıkarak şunu net olarak söyleyebilirim: ''ONARIM YAPMADAN SADECE İDEAL SAKLAMA KOŞULLARINI OLUŞTURARAK BİLE BU ESERLERE BUGÜNKÜNDEN DAHA FAYDALI OLURUZ'' Öncelik bu kadar kesin ve net KORUMADA! Koruma konusuna şimdilik nokta koyup giriş paragrafına dönelim. Sevgili restoratör ve ilgili arkadaşlar, boşuna kürek çekiliyor! Yapısal kaynaklı bozulmaları durdurmadan; ne kadar iyi onarım yapılırsa yapılsın, ne kadar iyi, kaliteli malzeme kullanılırsa kullanılsın, Japon kağıdının en alası en pahalısı da kullanılsa o eser içten içe hasar görmeye, bozulmaya devam edecektir. Hatta bir süre sonra mevcut hastalık onarımda kullanılan kağıdı da saracak ve birlikte yok olacaklardır. Metal katalizli oksidatif bozulmalar ile asit kaynaklı selüloz hidrolizleri engellenmediği müddetçe yapılan çalışmalar heba olacaktır. Dünyada yapısal bozulma görülmüş eserler üzerinde yapılan incelemelerde hasara bu iki etkenin sebep olduğu sonucuna ulaşılmış, bu sonuçtan hareketle birçok kimyasal uygulama denenmiş ve yapısal hasarı durduran çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Ülkemizde bir süreden beri farkına varılmış, bazı restorasyon birimleri ve atölyelerinde uygulanan? ( daha geniş olarak tartışılabilir ki bence kesinlikle tartışılmalı ) asit giderme-nötralizasyon çalışmaları hariç ( Üzülerek yine parantez açtım, kütüphane, arşiv ve belge bulunduran çok büyük kurum ve koleksiyonerin ya bilgisi yok ya da konunun önemine henüz vakıf değiller, yine bir not, bir ilginç bilgi verelim, tarihi bizim tarihimizle kıyaslanamayacak kadar yeni daha bir kaç yüzyıllık eser ve belge birikimine sahip ABD Kongre Kütüphanesi’nde 2005 yılında ihale edilen asit giderme çalışmasında bu güne kadar 1.250.000 kitap ve belge asitten arındırılmış, proje kapsamında 2010 yılına kadar 5.000.000 daha eserin işleme alınması planlanmıştır.) kimyasal bozulmalara müdahale edilmemektedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi ülkemizde asit giderme çalışmaları yetersiz de olsa yapılıyor, ancak çok daha yaygın ve sonuçlarına baktığınızda asitlenme gibi aynı kaçınılmaz sonucu doğuran metal katalizli oksidatif bozulmalara müdahale edilmesini bırakın bu konuda bilgi sahibi olunduğuyla ilgili bir bilgiye bile henüz ulaşmış değilim. Bilimsel altyapımız yok, ekipmanımız yok, teknik elemanımız yok, vs., vs., bir sürü bahane öne sürelebilir ve Kathpalia'nın 1970'lerde yazdığı kitap başucu kitabı, kaynak kitap olarak kabul edilerek 40 yıl önceki bilgi ve yöntemlerle eser restorasyonu yapılmaya devam edilir. Sonuç olarak; bilmiyoruz, bilmediğimizi bilmiyoruz, başkalarının bildiğini de bilmiyoruz ve yazık ki dünyanın gıpta ile baktığı muhteşem yazmalarımızı ve arşivlerimizi kendi kaderlerine terk ediyoruz. Sevgi ve saygıyla... |
![]() |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Pişmiş Toprak ve Cam Eserlerin Konservasyonu/Restorasyonu | burcinbuber | Restorasyon & Konservasyon | 0 | 20.01.08 20:51 |
| İlk Projede Ayaklar Eserlerin Üstündeydi | euludag | Haberler | 3 | 05.01.08 14:37 |
| Tarihi eserlerin estetikçisi | euludag | Haberler | 0 | 21.09.07 18:51 |